Monthly Archives: Ekim 2011

Uzay Boşluğu Kadar Sessiziz Onun İçin

Çalışmayan sokak lambasının altından söylenerek geçiyorsun.
Çocuğun yine kendi gelmemiş,
şimdi eve senin önünde oyuna doyamamış, seke seke dönecek.
Yol boyunca yine pek de iyi bir çocuk olmadığını duyacak
ve yine eve gidene kadar senin söylediklerini duymamayı başarıp,
sokağa yeni gelmiş cılız sokak hayvanını fark edebilecek.
Sen kızgın olduğunu söyleyeceksin telaşlanmadığını saklayarak.
O üzülmediğini özür dilerken gizlemeye çalışacak.
Ben bahçemdeki asmaları yolmasalardı diye düşüneceğim dudaklarım düşük.
Sen komşuların şikayetlerinden bahsedeceksin.
O yeni komşunun uzaktan gördüğü çocuğunun yaşını düşünecek.
Ben eskiden kendimin de o üzüm asmasında oynadığımı.
Biz geçmişi yaşayacağız o geleceği.
Biz olmuşla ilgileneceğiz o yarın yapacaklarıyla.
Ve biz çocuğun arkasını toplayacağız.
Başka bir şans da bırakmayacak zaten bize.
Gel biz de bugünlerden bahsedelim.
Sokağımızda bu sene boy veren çam ağacından,
çocuğunun tatlılığından bahsedelim poğaçalarımızı yerken.
Hem zaten komşuluk da ölmemişken daha.

Reklamlar